Barışın Müzikle Ne ilgisi Var? Uluslararası İstanbul Müzik ve Dans Buluşması

Ağustos’un son günlerinde yani 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün hemen öncesinde, Kadıköylüler, barışa adanan, anlamlı ve zengin bir etkinliğe tanıklık ettiler. Kadıköy Özgürlük Parkı’nda, bu yıl ilk kez gerçekleşen Uluslararası İstanbul Müzik ve Dans Buluşması, Türkiye, Gürcistan ve Makedonya’dan çok sayıda müzik ve dans kültürünü buluşturarak, bu kültürler ve müzik hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemize imkan sağladı.

Gerçek bir kardeşleşmenin tanışıklıktan geçtiği muhakkak, her bir kültürün kendi “ötekileriyle” karşılaşmasıysa bu tanışıklığın ön koşulu. Uluslararası Müzik ve Dans Buluşması, tam da buna, bu coğrafyada ve yakın coğrafyalarda yaşayan halkların birbirlerini kültürel/sanatsal formlar aracılığıyla tanımalarına vesile olmayı amaçlıyordu. Alevi müzik kültürü, Ortadoğu’nun kadın müzisyenleri, Balkan ve Gürcü dansları, Dengbej kültürü, Seymenlik geleneği, Makedon Chalgia müziği gibi farklı kültürel müzik ve dans formlarına ek olarak, göç, dansın kamusallığı ve muhalif potansiyeli ve Türkiye’nin müzikli bir tarihçesi etkinliğin bu yıl için içeriğini oluşturuyordu.

Buluşmanın en önemli özelliği, tamamen dayanışma ilişkileriyle örgütlenmiş, kamusal alanda, ücretsiz olarak gerçekleştirilen bir etkinlik olarak düşünülmesiydi. Düzenleyici Beşik Akademi, 2002 yılında kurulan, gönüllülük esasına dayalı, ücretsiz eğitimlerle gelişerek bugüne çoğalarak gelen bir oluşum. Bugün, Beşik Project, Beşik Organizasyon, Beşik Halkoyunları Topluluğu, Beşik Rock Grubu, Beşik Müzik Performans ve Ses Kayıt Stüdyosu olmak üzere pek çok alt gruba ayrılmış olarak çalışmalarını sürdürmekte. Akademinin bu etkinlikte de öne çıkan en önemli ilkesi ise, müzik ve dans aracılığıyla, ekonomik ve siyasi iktidardan bağımsız, dayanışma esaslı bir biçimde, kültürel/toplumsal bir diyalog geliştirebilmek.

Henüz ilk yılı olmasına rağmen, etkinliğin tam da arzu edildiği gibi çevre sakinlerinin epeyce ilgisini çektiğini söylemek mümkün. Semtlerindeki parkta yaptıkları gezinti esnasında bir iki müzik söyleşisi, konser, dans gösterisine tanık olma imkanı bulan çevre halkının etkinlikten memnun kaldığı açıktı. Dinleyiciler muhtemelen, tanımadıklarını sandıkları bazı müzik kültürlerine aşina olduklarını da fark ettiler. Zira yaşadığımız coğrafya çok zengin bir kültürel karşılaşmanın coğrafyası halihazırda.

Barışın ve kardeşliğin çağrısını her alanda yükseltmemiz gereken bir dönemdeyiz ve müzik, dans gibi kültürel formlar bize bunun için kusursuz bir imkan sunuyor. Çünkü etnomüzikolog Philip Bohlman’ın hatırlattığı gibi, dünyanın başka yerlerinde yapılan müzikle ilk karşılaşma insanda her zaman çok güçlü bir iz bırakır ve muazzam bir dönüştürücü güce sahiptir. Çünkü etkinliğin koordinatörü İlyas Ceran’ın açılış konuşmasında hatırlattığı gibi, “tanısan seversin”, tanısak severiz!

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s