Genç Seslerin Sesine Ses Katmalı

Andante‘de yayınlandı, Mart 2015.

Ocak ayında Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde sahnelenen La Boheme prodüksiyonu ve ardından yazılıp çizilenler, kişisel-kurumsal tartışmaları bir yana bırakırsak, Türkiye’deki çoksesli müzik üretiminin ahvaline ilişkin çok şey söylüyor.

Royal Opera House prodüksiyonu olarak sahnelenen La Boheme operasının koro partilerini söylemek üzere amatör bir koronun düşük bir ücret karşılığında kiralanmış olması tartışmanın can alıcı noktasını oluşturuyordu. Keza konuyu gündeme taşıyanlar da opera alanında zaten neredeyse görünmez olan emeklerini görünür kılmaya çalışan ve bu amaçla “Genç Sesler Platformu” imzasıyla bir bildiri yayınlayan genç şancılardı.

Bildiriyi okumamış olanların, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Haliç Üniversitesi Opera Bölümleri öğrenci ve mezunlarının oluşturduğu platformun Facebook sayfasında ulaşılabilir olan metni okumalarını öneririm; çünkü bu metin, genç sanatçıların/müzik emekçilerinin özneliklerinin ilanı, mesleklerine ve geleceklerine sahip çıkmalarının resmidir.

Bu derginin sayfalarında da ayrıntılı bir biçimde tartışılan TÜSAK tasarısı gündeme gelmezden, bugün topyekûn sanat alanına yönelen saldırı henüz opera-bale alanına sirayet etmezden evvel, 2012 Mayıs’ında Bianet.org’a bir yazı yazmış, sandığımızın aksine sanat ve kültürün, hükümetin her alanda öngördüğü neoliberal dönüşümden azade olmadığını ifade etmiştim. Devlet Opera Balesi ile Devlet Senfonisi’nin giderek artan biçimde esnek ve güvencesiz emeğe yönelmesiyle o günlerde de nüvelerini görebildiğimiz bu dönüşüm, TÜSAK tasarısıyla kristalleşti: bundan böyle opera-bale giderek artan bir şekilde özel sektör elinde şekillenecek!

Bugün genç sanatçılar, mesleklerini devlet desteği ve güvencesi ile sürdürme olanağından mahrum durumdalar. Üstelik, halihazırda sözleşmeli ve yarı zamanlı olarak istihdam edildikleri kurumlarınki gibi, uluslararası düzeyde eğitim aldıkları konservatuvarların da geleceği de bir muamma. Son olarak, “Genç Sesler Platformu”nun metninde çok isabetli bir şekilde belirtildiği gibi, neoliberalizmin üretim maliyetini düşürmekte kullandığı en “verimli” araç olan taşeron çalışma da gündemimize girmiş oldu.

Elbette “Genç Sesler”in eleştirilerinin asıl muhatabı bugünkü kültür politikalarıdır, zira özel bir kurum kendi prodüksiyonunda maliyetleri düşük tutmak için elinden geleni yapacaktır. Ama işte tam da bu nedenle unutmamalıyız ki sanat eğitimi ve üretiminde niteliğin korunması için devletin desteği esastır. İşte bu nedenle devletin eğitim, sağlık, kültür ve sanat alanını özel sektöre devretmesine var gücümüzle karşı çıkmalıyız. Ve işte bu nedenle “Genç Sesler”in sesine ses katmak görevimizdir.

https://muziktekalmaz.files.wordpress.com/2015/03/andante-mart-20151.jpeg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s